Monaco’daki potansiyel…

Ligue 1 takımları arasında, potansiyeli en yüksek genç oyuncu topluluğuna sahip takımlardan biri, hatta birincisi Monaco. Geçtiğimiz yıllarda da altyapısından çok önemli oyuncuları Avrupa piyasasına sürmüşlerdi. Bunların arasında akla ilk anda gelecek isimler Thierry Henry, David Trezeguet, Jeremy Menez gibi önemli oyuncular olacaktır. Monaco 2004 yılında oynadığı Şampiyonlar ligi finalinden bu yana geri viteste bir takım görüntüsü çizdi. Geride kalan yıllarda Fransa’nın büyükleri arasında anıldıkları yılların çok uzaklarına düştüler. Monaco artık Fransa’nın orta sıra takımlarından biri, ancak tekrardan eski günlere dönmeleri için gerekli olan potansiyeli de ellerinde barındırıyorlar. Monaco’nun elinde Fransa liginin en yetenekli gençlerinin birkaçı bulunuyor. Bu sezon boyunca da bu genç oyuncular kadroda kendilerine yer buldular. Gelecek sezon öncesi bu durum onlar için önemli bir avantaj teşkil ediyor. Zira, takım kadrosunda yer alan genç oyuncular çaylak sezonlarında 20’nin üzerinde maça çıktılar ve gelecek sezon bu durumun olumlu yansımalarını mutlaka göreceğiz.

Monaco’daki bir diğer olumlu gelişme de; son iki yıldır Rennes takımını çalıştıran ve başarılı sonuçlara imza atan Guy Lacombe‘nin teknik direktörlük koltuğuna getirilmesi oldu. Guy Lacombe Rennes’in başındayken genç oyunculara sıkça takımda yer vermiş ve onları takıma entegre etmişti. Geçen yıl Monaco’yu çalıştıran Ricardo’nun da hakkını yememek gerek. Geçen yıl bu oyuncuların gelişiminde başlangıcı sağlayan o olmuştu ve şimdi bayrağı Guy Lacombe’ye devretti. Guy Lacombe’de Monaco’daki potansiyelin farkında ve yeni sezon öncesi bu duruma dikkat çekiyor. “Bu oyuncuların bir sonraki adıma geçiş yapma zamanları…” diyor Lacombe. Eğer Lacombe bunu sağlayabilirse bu oyuncularla birlikte Monaco’da yükselecektir.

Peki kimdir Monaco’nun genç yetenekleri? En önemlisi kuşkusuz geçen yıl Monaco kalesini bütün sezon boyunca koruyan Stephane Ruffier. 22 yaşındaki laleci geçen sezon Monaco kalesini 32 maçta korumuştu. Ruffier, Fransa’nın genç kuşaktaki en iyi kalecilerinden biri ve tek şanssızlığı milli takım yolunda önünde Steve Mandanda ve Hugo Lloris’in bulunması.

Monaco’nun defans pozisyonunda oynayan iki önemli genç oyuncusu da; Cédric Mongongu ve Nicolas Nkoulou… Bu iki oyuncuda bu sezon 20 maçın üzerinde takımda yer aldılar. özellikle Kamerunlu Nicolas Nkoulou gelecek vaadeden bir oyuncu. Defansın merkezinde, sağ bekte ve hatta defansif ortasahada oynayabilecek özelliklere sahip Nkoulou henüz 19 yaşında. Nicolas Nkoulou genç yaşına rağmen Kamerun milli takımında da oynayan bir oyuncu.

Ortasahada oynayan Juan-Pablo Pino ve Yohan Mollo‘da önümüzdeki yılın Monaco’sunda önemli işler yapacak oyuncular. Özellikle Pino, önümüzdeki birkaç yıl içinde önemli bir takımda yer bulabilir. Pino, sürekli bir gelişim içinde ve Kolombiyalı oyuncunun tekniği dikkat çekici. Fransa genç milli takımlarında oynayan Mollo ise kanatlarda oynayan bir oyuncu.

Monaco’nun forvet hattında oynayan Fredric Nimani ise 1988 doğumlu bir oyuncu. Geride bıraktığımız sezon 28 maçta kırmızı-beyazlı formayı giydi ve 6 gol attı. Nimani, 1.91’lik boyu ve güçlü fiziğiyle önümüzdeki yıllarda Fransa milli takımının da forvetteki önemli oyuncularından biri olabilir.

Monaco’da geçen sezon başında patlama yapması beklenen Serge Gakpe ve Djamel Bakar ise sezon boyunca yaşadıkları sakatlıklardan dolayı beklenen performansı gösteremediler. Özellikle Serge Gakpe önümüzdeki sezon takımı sırtlayan oyuncu olabilir. Freddy Adu ise, bu kadar potansiyeli yüksek oyuncu arasında sönmeye yüz tutmuş bir oyuncu olarak dikkat çekiyor. Adu şu an 14 yaşındayken yakaladığı popularitenin çok uzağında, over-rated bir oyuncu olmaya doğru ilerliyor.

Monaco yakın zaman içinde Jeremy Menez’i Avrupa futbol piyasasına sürmüştü. Menez, Monaco altyapısından yetişip, A takımda oynadıktan sonra Roma’ya transfer olmuştu. Monaco’da bu kez  birçok oyuncu eşzamanlı olarak seviyesini yükseltiyor. Doğru takviyelerle eski şaşalı günlerine dönen bir Monaco izleyebiliriz yakın bir gelecekte…

Juan-Pablo Pino incelemesi

Reklamlar

İskoçya Gündemi

Le Foot’a İyi Haber…

Hibs U-19

Sıkı bir Hibernian sempatizanı olan bizim ortağa iyi bir haberim var. Geçtiğimiz hafta içinde en önemli rakipleri Rangers’ı hem kupada hem de ligin son maçında mağlup ederek ligi iki kupayla bitirdi Hibernian U-19 takımı. Teknik direktör MIXU PAATELAINEN de bu gençlerin birkaçını lig bitmeden A takım ile maçlara çıkarıp ödüllendirmek istediklerini söyledi. Özellikle genç golcü Callum Booth bir iki maçta A takımla sahaya çıkmış ve dikkatleri üzerine çekmişti. Artık Hibernian taraftarları da ligi ilk 6’da bitirmekten daha büyük hedefler istiyor. Tabii bu sezon onlar için sona erdi. Kalan tek önemli maçları gelecek hafta oynanacak olan Edinburgh derbisi, Hearts-Hibernian maçı.

Rangers-Celtic Transfer Dedikoduları


İskoçya’da transfer dedikoduları başlayınca öyle Türkiye’deki kadar uçulmaz. İyi photoshop’cular da yoktur hani. En ünlü bulvar gazetesi olan The Sun bile mantıklı transfer haberleri yazar. Bugün de basına bir Celtic bir de Rangers takımı adına transfer haberi düştü. Portsmouth’da forma giyen İzlanda’lı defans oyuncusu Hermann Hreidarsson’u takibe alan Gers, 34 yaşına gelmesine rağmen bu oyuncuyu renklerine bağlamak istiyormuş. Kariyerinin en parlak dönemini Charlton Athletic’de geçiren Hreidarsson, defansın göbeğinde oynuyor ve Rangers’ın bu sorunlu bölgesine çözüm olabilir gibi duruyor.

Celtic adına transfer haberi ise daha bilinen bir oyuncu olan Real Sociedad’lı Xabi Castillo. Necati Ateş’in takım arkadaşı sol bek Castillo 23 yaşında. Kadrosunda sol bek olarak Lee Naylor, bazen Stephen McManus, 19 yaşındaki Çek Milan Misun ve 22 yaşındaki Darren O’Dea bulunan Celtic, büyük bir ihtimal ile Darren O’Dea’nin forma giydiği bölgeye bir alternatif çıkarma çabasında. Şahsi görüşüm takıma artık pek fazla birşey veremeyen Hesselink’in elden çıkarılıp, kaliteli bir forvet takviyesinin yapılması. Zira şu anda Samaras ve McDonald alternatifsiz oynuyorlar. Ayrıca yıldız orta saha Nakamura’nın da ülkesine geri dönme isteği, Celtic’i yaratıcı bir orta saha arayışına itebilir. Bu nedenle gelecek sezon genç İspanyol Marc Crosas’tan da faydalanmayı düşünebilirler.

İskoç Polisinin Hatası

Celtic Taraftar

Geçen sezon sonu Manchester’da oynanan Zenit-Rangers UEFA Kupası finalinde her zamanki gibi birayı fazla (hem de çok fazla) kaçıran İskoçlar olay çıkarmıştı. Çıkan olaylara karışan taraftarların aranması ise hala sürüyor. Bu bağlamda geçtiğimiz günlerde evine polisten kağıt gelen 16 yaşındaki Conor McKinney şaşkınlıktan ne yapacağını şaşırmış. Polisler 1-2 saat sonra evine geldiklerinde gördükleri manzara karşısında ise hatalarını kabul etmişler. Zira fotoğrafta da görüldüğü üzere arkadaşımız sıkı bir Celtic taraftarıymış ve olay günü ne Manchester’da bulunmuş, ne de tenezzül edip maçı izlemiş… Demek ki bazen odaya takım posteri asmak çocukluk değilmiş, bazen hayat kurtarabiliyormuş…

by deNNis

Ligue 1’in Nijeryalıları

Afrika’nın en önemli fubol ülkelerinden biri; hatta ta kendisi; Nijerya. Avrupa liglerinde her zaman kaliteli futbolcularla temsil edildiler. Nijerya, 150 milyona yaklaşan nüfusuyla Afrika’nın en fazla futbolcu ihracatı yapan ülkesi. Nijerya, bizler için Uche, Okocha, Amokachi hatta Shorunmu demek. Ya da CM’ciler için bunlara ek olarak Aghahowa, Taribo West, Isaac Okoronkwo ve Enyeama demek belki de. Nijerya’nın dünyanın neredeyse her liginde top koşturan futbolcusu var. Sosyo-ekonomik şartlar yüzünden genellikle küçük yaşlardaki futbolcular başka ülkelerin yolunu tutuyorlar.

Son yıllarda Ligue 1’de, Nijeryalı futbolcuların sayısı giderek azaldı. Fransa Ligi, Afrikalı oyuncu sayısı bakımından Avrupa’nın lideri durumunda bulunuyor. Afrika Kupası döneminde lig doğrudan etkileniyor. Birçok takımın kadrosu ciddi bir güç kayıbı yaşıyor. Ancak, Ligue 1’de daha çok Kamerun, Senegal,Fas, Cezayir, Mali, Gine, Gana ve Fildişi Sahilleri’nden oyuncular ağırlıkta bulunuyor. Bunun sebebi, yukarda adı geçen ülkelerin; (Gana dışında) eski Fransa sömürgeleri olması. Bu gruptan ayrılan, Gana ve Nijerya ise geçmişte güçlü krallıkları olan ve bir dönem İngiliz himayesinde bulunan iki Batı Afrika ülkesi. Bu durum iki ülkenin de İngilizce konuşmasına sebep olmuş. Ancak diğer ülkelerin ana dili Fransızca. Bu sebepten Nijeryalı futbolcuların İngiltere liglerinde sayıca fazla olduğunu görebiliyoruz. Ancak Fransa ligi yetiştirici lig niteliği dahilinde birçok Nijeryalı futbolcuyu yetiştirip,  diğer Avrupa liglerine, özellikle de İngiltere’ye pazarlıyor. Bu isimlere son zamanlar için örnek olarak; Joseph Yobo ve John Utaka verilebilir. Okumaya devam et

Adam olacak çocuk…

u17s

Fotoğraf 2004 yılında düzenlenen UEFA 17 yaş altı Avrupa Şampiyonasından. Görüldüğü üzere Fransa U-17 takımı şampiyonluğa ulaşmış. Fotoğraftaki bebeler ise; Karim Benzema, Hatem Ben Arfa ve Samir Nasri… Adam olacak çocuk elindeki kupadan belli oluyor demek ki… İlginç bir nokta; Benzema ve Nasri Cezayir asıllı, Ben Arfa ise Fas asıllı… Şampiyon Fransa mı demiştim ben???

Şampiyonaya Türkiye de katılmıştı. Türkiye kadrosunda;Cafer Can Aksu, Güven Güneri, Gürhan Gürsoy, Oğuz Sabankay, Volkan Babacan ve Ergin Keleş gibi oyuncular vardı. Bizim kadromuzdan neredeyse kimse basamak atlayamadı. Fransızların ise nerelere geldiklerini söylememe gerek yok sanıyorum… Okumaya devam et

Tembel İngilizler

Transfer sezonunun açıldığı günden beri, İngiliz takımları Fransa piyasasına öyle bir daldı ki, neredeyse saat başı bir transfer haberi düşüyor basına. İngiliz takımları sezonun ilk yarısındaki eksikliklerini kapatmak için transfer sezonunun açılmasını dörtgözle bekliyorlar. Neredeyse aralarında maddi sıkıntısı olan takım olmayan İngiliz takımları, Fransız takımları için müşteri anlamında biçilmiş kaftan. Olayın boyutu o kadar büyüdü ki, İngilizler Fransa liglerini alt liglerine çevirmeye doğru ilerliyor. İngiliz takımları için şu anda ana yetiştirici ülke Fransa. Fransa zaten doğru altyapı politikaları ve yapılarıyla Avrupa liglerinin tamamını sollamış durumda, ancak İngilizler iyiden tembelliğe alıştılar. Okumaya devam et

Cantona – Kitambala – Mexes

Yukardaki üçlü arasında bir tane çürük elma var. Çürük elmayı bulmanız çok zor olmayacaktır. Evet! Çürük elma Kitambala! Bu üç oyuncunun bir ortak noktası var. Üçüde Auxerre altyapısından yetişti. Auxerre hem Cantona ‘nın oynadığı dönemde, hemde Mexes ‘in oynadığı dönemde çok başarılı bir takım oldu. Ancak Kitambala ‘nın oynadığı veya oyanayacağı dönem için aynı şeyleri söylemek pek mümkün görünmüyor.

Auxerre takımının performansında, altyapısının önemi her zaman büyük oldu. Cantona’nın Auxerre de oynadığı dönemde Fransa’nın etkili takımları arasına giren takım, tarihinin ilk ve tek şampiyonluğunu kazandığı 1995-96 sezonunda da yine altyapısından yetiştirdiği; Alain Goma, Bernard Diomède ve Lilian Laslandes gibi önemli oyuncularla başarıyı yakaladı. 1998-99 yılları arasında ise Auxerre altyapısı tavan yaptı. O yıllarda altyapıdan Djibril Cissé, Olivier Kapo ve Philippe Mexès yetişti. Bu oyuncuları ile Avrupa kupalarında ve Fransa liginde başarılı performanslar sergileyen Auxerre, yetiştirici takım kimliğine uyup bu oyuncuları Avrupa’nın büyük kulüplerine sattı. Cisse, Liverpool’a, Kapo Juventus’a ve Mexes Roma’ya satıldı. Auxerre bu isimlerden sonra Bacary Sagna gibi çok iyi bir oyuncu daha çıkardı ve onu da Arsenal takımına sattı.

Okumaya devam et

Gervais Yao Kouassi “Gervinho”

Gervais Yao Kouassi kısaca “Gervinho” adından iyice söz ettirmeye başladı. Le Mans ta oynayan Fildişi Sahilli futbolcu Fransa ya adım attığı ilk günden beri kendisini giderek geliştirdi. Geçen sezon başı Le Mans onu Belçika’nın Beveren takımından transfer etmişti. Beveren takımı, geçen sezon Belçika Birinci liginden düşerken çok önemli bir misyonu da bitirdi. Beveren uzun zamandan beridir, Fildişi Sahillerinin en büyük takımı ASEC Abidjan ve eski futbolcu Jean Marc Guillou nun Fildişi Sahillerinde kurduğu Academie JMG genç akademisinin Avrupa ayağıydı. Bu bağlantılar aslında daha da derin. Çünkü Academie JMG ile ASEC Abidjan ‘ın Beveren ile bağlantısı varken, Beveren ile de Arsenal bağlantısı vardı. Ayrıca ASEC ile İngiliz takımı Charlton ‘un da bir bağlantısı var. Bu bağlantı zincirinden başka bir yazıda bahsetmek daha doğru olacaktır. Bu işin bizi ilgilendiren kısmı; Gervinho’nun birçok üstdüzey Fildişili oyuncu gibi Academie JMG den yetişip,  ASEC Mimosas Abidjan’da oynadıktan sonra Beveren’e transfer olması ve oradan da Le Mans ‘a transfer olması…

Okumaya devam et