İspanya’nın Latin Aşkı

Latin Amerika, futbol dünyası için her zaman altın yumurtlayan tavuk konumundadır. Yetiştirdikleri futbolcuların genç ve yetenekli olmasından dolayı Dünya’nın büyük-küçük tüm kulüpleri transfer sezonunun açılmasıyla beraber buraya yönelerek transferler çalışmalarına başlarlar. Latin Amerika piyasasına yönelen en önemli ülkelerin başında İspanya geliyor. Bu yazıda Güney Amerika topraklarından yetişip bu yıl İspanya’ya giden oyuncuları inceleyeceğiz.

Fabian Vargas – Hernan Bernardello (Almeria) : Şuanda Valencia’nın başında olan Unai Emery ile La Liga’nın başarılı ve kalıcı kulüpleri arasına giren Almeria, bu yıl Latin Amerika topraklarına özellikle Arjantin’e yönelen takımlardan birisi. Bu yıl Arjantin Liginden 2 transfer yaptılar. Bunlardan biri Boca Juniors’un Kolombiyalı ortasaha oyuncusu Fabian Vargas, Kolombiya Milli Takımında da top koşturan Fabian Vargas daha çok defansif yönlü bir ortasaha oyuncusudur. Tam adı Fabian Andres Vargas Rivera olan futbolcunun değeri ise 3 milyon euro civarında. Almeria’nın bir diğer Latin Amerika’dan yapmış olduğu transfer ise yine Arjantin Liginde mücadele eden Newell’s old Boys takımının oyuncularından Hernan Bernardello. Newell’s old Boys takımının altyapısından yetişen Bernardello,Vargas gibi ortasaha oyuncusu. 23 yaşında olan Bernardello’nun görünen değeri ise yine Vargas gibi 3 milyon euro civarında. Ayrıca Bernardello Arjantin-İtalya olmak üzere çift pasaport taşımakta. Bu iki Güney Amerika’lı oyuncu bu sene Almeria’da başarılı olabilecek kapasite ve yetenekte oyuncular. Onların başarılı olması Bu sene daha zor olan La Liga’da ki yerini korumasına yardımcı olacaktır.

Leandro Cabrera (Atletico Madrid) : Güney Amerika piyasasına önem veren bir diğer İspanyol takım Atletico Madrid. Madrid temsilcisinin kadrosunda 7 tane Güney Amerikalı oyuncu bulunuyor. Son katılan oyuncu Defensor takımından alınan 18 yaşındaki Uruguaylı Leandro Cabrera. Cabrera’nın şuanda görünen değeri 1 milyon eura civarında.

Ivan Pillud-Facundo Roncaglia (Espanyol) : La Liga’ya bu sene giden Güney Amerikalı oyunculardan biride Tiro Federal takımından Espanyol’a transfer olan Ivan Alexis Pillud. 23 yaşında olan Pillud defansın sağından görev yapmakta. Ivan Pillud, Tiro Federal takımının alt yapısından çıkan bir oyuncu daha önce Newell’s Old Boys takımında da görev yapmış olan Ivan Pillud Espanyol’da büyük bir sınavdan geçecek. Pillud’un görünen değeri 900 Bin euro civarında.

Espanyol’un Güney Amerika’dan yapmış olduğu bir diğer transfer ise Boca Juniors alt yapısından yetişen Facundo Roncaglia. 22 yaşındaki Arjantinli oyuncu defansın göbeğinde görev yapmakta. Boca Juniors’tan Espanyol’a 300 Bin euro’ya transfer olan Roncaglia’nın şuan görünen değeri ise 1 Milyon 200 Bin euro civarında.


Leandro Gioda (Xerez) : La Liga’nın yeni ekiplerinden Xerez’de bu yıl Arjantin’den transfer yapan takımlar arasında.  Independiente’den transfer edilen 25 yaşındaki Leandro Gioda defansın göbeğinde görev yapmakta. Latin oyuncu Lanus alt yapısının ürünlerinden, 1 yıl Lanus A Takımı forması giydikten sonra Independiente’ye transfer olarak burada dikkat çeken oyunculardan birisi olmuştur. 1,92 cm boyunda olan Gioda’nın şuanki değeri ise 2 milyon 600 bin euro civarında.


Nilmar Honorato Da Silva (Villareal) : Güney Amerika’dan İspanya’ya transfer olan en iyi oyuncu Nilmar desek hata etmiş olmayız. 25 yaşında 1,80 boyundaki Nilmar forvet hattında görev yapıyor. Brezilya Milli Takımında da görev yapan Brezilyalı yıldız ülkesinin Internacional takımının alt yapısından yetişmiştir. Villareal’e gelmeden önce 2 yıl Internacional forması giymiş olan Nilmar, 35 maçta 19 gole imza atarak bir çok kulübün dikkatini çekmiştir. Daha önce Avrupa deneyimini Fransa’nın güçlü takımlarından Lyon’da yaşayan Nilmar burada 32 maçta sadece 2 gol atabildi. Villareal’e 11 milyon euro’ya transfer olan Nilmar, Sarı Denizaltı’ların tarihinde ki en pahalı oyuncusu ünvanını eline geçirmiş bulunuyor.

(Futbol Extra Kasım Sayısında ki İnceleme Yazım)

by diegopelusa

Reklamlar

Yeni bir ses…

Bizim ara verdiğimiz bu dönemlerde yine YeniDüzen gazetesinde spor yazarlığı yapan, Kıbrıs futbolu hakkında bizden çok daha fazla engin bilgilere sahip olan Burhan arkadaşımız (NBG) artık bizlerle o bilgilerini paylaşacak.

Bir Kıbrıs’lı olarak övündüğümüz bu dönemde Kıbrıs futbolu hakkında sizlere bilgi verebilmek için böyle bir transfer şart gibiydi. Hepimize hayırlısı olsun.

Bonservis bedeli ödemedik, Bosman Kurallarından yararlandık, yazılar çok yakında gelmeye başlayacak.

by deNNis

Fransa’da transfer notları

Blogda yazın başlamasıyla birlikte duraklama evresine girdik, ama bunun sebebinin yaz sıcaklarıyla ilgisi olmadığını belirtmek gerek. Yoğun bir dönemde olmamdan dolayı blogu yeterince sık güncelleyemiyorum, umarım yakın bir zamanda bu yoğunluktan sıyrılmış olacağım. Geçelim, postun başlığında yer alan transferden notlara… Transfer sezonunun başlamasından bu yana Fransa liginden ayrılan çok önemli bir oyuncu olmadı, keza gelenler içinde de çok önemli bir oyuncu yok henüz. Özellikle Marsilya’da yaşanan yönetim krizi, onların transfer çalışmalarına önemli bir darbe vurmuşa benziyor.

İlk transfer haberimiz Le Mans’tan… Le Mans’ta sözleşmesi sona eren Yohann Pele henüz başka bir takıma imza atmış değil ancak Le Mans yönetimi onu yerini doldurmak için bu bölgeye takviyesini yaptı bile. Le Mans’ın yeni kalecisi Avrupa futbolunda pek bilinen bir isim değil. Afrika futbolunun yükselen ülkesi Gabon‘un kalecisi Didier Ovono, Gürcistan ligi takımlarından Dinamo Tbilisi’den transfer edildi. 26 yaşındaki Didier Ovono, takımı Dinamo Tbilisi ile 2007/2008 Gürcistan ligi şampiyonluğunu yaşamıştı.

Ligue 1’deki ilk sezonunda başarılı bir grafik çizen Grenoble’nin Japon sahipleri, Saint Etienne’in Japon oyuncusu Daisuke Matsui‘yi transfer etmek için çaba sarfediyor. Grenoble başkanı Pierre Wantiez, Matsui’nin kaliteli ve yaratıcı bir ortasaha oyuncusu olduğunu ve onu kadroya katmak istediklerini açıklamıştı. Matsui geçtiğimiz sezon 22 maçta St. Etienne formasını giymiş ve 1 de gol atmıştı.

Konu Japon oyunculardan açılmışken; eski Galatasaraylı Junichi Inamoto Rennes’e transfer oldu. Galatasaray sonrası, 2 yıl Eintracht Frankfurt forması giyen Inamoto’nun sezon sonuyla birlikte kontratı sona ermişti. Rennes’in yeni teknik direktörü Frédéric Antonetti ile daha önce Japonya’da Gamba Osaka’da birlikte çalışan Inamato, eski hocasıyla da yeniden buluşmuş oldu.

Türk takımlarının transfer gündemine pek düşemeden, Fransa’nın transfer gündeminde adı geçen Mevlüt Erdin(g)ç, transfer henüz resmiyete dökülmemiş olsa da, gelecek yıl PSG forması giyecek. Sochaux ile PSG arasında gerçekleşen pazarlıklar sonlanmış olacak ki, Mevlüt ile ilgili transfer söylentilerinin ardı arkası kesildi. Mevlüt’te Fransız medyasına 3 Temmuz’da başlayacak PSG sezon öncesi hazırlıklarında yer alacağını söylemiş. Mevlüt Erdinç, bu transferle  Fransa içinde basamak atlamış olacak ve kendisi için uygun bir takıma gidiyor.

Servet Çetin & Marsilya uyumu?

Birkaç gündür hem Türk medyası, hem de Fransız medyası Servet Çetin’in Marsilya transferini kesin olarak bitirdi. Ancak bu transfer resmi kaynaklarca henüz doğrulanmadı. Olay resmiyete dökülmese de, Marsilya’ya yakınlığıyla bilinen La Provence‘de de bu haberler çıktı. Bu da, bu transferin yakın zamanda resmiyete dökülme ihtimalini iyice güçlendiriyor.

Marsilya sezon boyunca birçok pozisyonda kadro derinliğinin yetersizliği yüzünden sıkıntı yaşadı. Devre arasına neredeyse forvetsiz girdiklerinden, önceliği de bu pozisyona verdiler ve Brandao ve Wiltord transferlerini gerçekleştirdiler. Forvet transferi Marsilya’nın ocak transfer döneminde hem zamanını, hem de finansal olanaklarını tüketti. Hal böyle olunca da, ikinci yarıya bu bölgedeki eksiklik göz ardı edilerek girildi. Aslında ocak transfer döneminde de Servet Çetin transferi konuşulmuştu, ancak bu iddiaların arkası gelmemişti.

Bir önceki paragrafın son cümlesini biraz açarsak; Marsilya’nın Servet Çetin’e uzun zamandır süren ilgisi vardı. Bunun birincil sebebi de Eric Gerets’di. Sezon sonunda Gerets’İn takımdan ayrılmasının ardından, Marsilya’da teknik direktörlük koltuğuna Didier Deschamps oturmasına rağmen, Marsilya Servet’ten vazgeçmemiş görünüyor. Bu da, bu transferin biraz da O’M yönetiminin tassarufu olduğunu ve Servet’in uzun zamandır izlendiğinin göstergesi… Servet transferi için konuşulan bonservis bedeli 7-10 milyon euro arasında değişiyor. Her haliyle oldukça iyi bir para bu. Sonuçta 28 yaşında gelmiş bir defans oyuncusunun transferinden bahsediyoruz.

Bu transfere iki takım açısından da bakmak gerekiyor. Marsilya’nın stoper bölgesindeki eksikliği için Servet’in ideal tercih olduğunu düşümüyorum. Servet mücadeleci, hırslı, güçlü yapısının yanında yavaş ve tekniği zayıf bir oyuncu. Konu Fransa ligi olunca Servet’in yeterince çabuk bir defans oyuncu olmaması önemli bir zaaf. Örneğin, Servet Çetin ile Rennes forveti Jimmy Briand’ın eşleşmesi halinde, Servet çok zor anlar yaşayacaktır. Fransa liginde, fuleli ve hızlı forvetlerin sayısı oldukça fazla. Bu yüzden Marsilya Servet tercihini bir daha gözden geçirmeli… Marsilya’nın elinde daha iyi seçeneklerin olabileceğine inanıyorum.

Marsilya’nın sezonun özellikle ikinci yarısını Civelli gibi vasat sayılabilecek bir oyuncuyla geçirdiğini düşününce de, Servet her haliyle oynar Marsilya’da diye düşünmemek elde değil. Civelli’nin de serbest bırakılmasının ardından, Marsilya’nın elinde kalan defans oyuncuları Zubar(23), Hilton(31) ve sakatlıktan dönen Rodriguez(31). Yani bir başka deyişle, Marsilya’nın defansta oynayacak oyuncusu yok. Sadece Servet takviyesi Marsilya’Ya yetmeyecektir. Bu bölgeye birden fazla oyuncunun transfer edilmesi gerekiyor.

Galatasaray açısından ise, oldukça yararlı bir transfer olabilir bu. Servet Çetin’in bonservisinden elde edilecek para, transferde suskun olan Galatasaray’ın elini oldukça güçlendirecektir. Özellikle iç pazarda Galatasaray güçlü bir konuma gelecektir. Zira, Fenerbahçe iç pazara şu ana kadar oldukça iyi bir para harcadı ve İsmail Köybaşı, Murat Ceylan, Eren Güngör, Orhan Şam gibi oyuncuların transferinde çok ısrarcı olmayacaktır. Bir diğer yandan da, Galatasaray 6 ay içinde bir diğer 30 yaşına yaklaşmış defans oyuncusunu 6 milyon euro’nun üzerinde bir bedelle yurtdışına satmış olacak ki, tüm Türk takımları için örnek bir model bu. Futbolcu ihracatında neredeyse hiç para kazanamayan takımlarımız için, ilginç bir yol açılabilir bu transferle. Özellikle büyük takımlarımızın gelir-gider dengelerini sağlamak açısından, artık oyuncu ihracatına da, ithalatı kadar önem vermeleri gerektiğini düşünüyorum.

Anthony Mounier

Lyon’un sönük performansında parlayan nadide genç yeteneklerden biriydi Anthony Mounier. Beklenmedik bir şekilde takıma dahil oldu ve iyi sayılabilecek bir oranda takımda yer buldu. Oynadığı 18 maçta 2 gol, 1 de asist yaptı Mounier. Lyon’un kanatlarda oynayacak oyuncu sayısının fazlalığı, aslında daha fazla oynamasını engelledi. Gelecek yıl da Lyon’un bu mevkide seçenekleri fazla olacaktır. Mounier’in bu kalabalıktan sıyrılıp, takımın as oyuncularından biri olması kariyeri açısından ona eşsiz bir ivme kazandırabilir. Ancak Mounier’in yaşı artık 21 ve bir yandan da sürekli oynayabileceği bir takıma gitmesi daha akıllıca olabilir. Zira, önümüzdeki sezon bu sezonkinin en az iki katı kadar sahada olması gerekecektir. 21 yaş genç sayılabilecek yaşların son demi neredeyse, Mounier’in o yüzden doğru tercihi yapması gerekiyor.

Yeni sezon öncesinde  PSG,Nice, Toulouse ve Lens, Mounier’i kadrolarına katmak istiyorlar. Fransız medyasında son birkaç gündür dolaşıyor bu haberler ve Mounier’in en yakın olduğu takımın Nice olduğu konuşuluyor. Geçen sezon başında, Lyon’un bir diğer genç yeteneği Loic Remy, Nice’in yolunu tutmuş ve gayet doğru bir adım atmıştı. Mounier’in Nice isteğinde de bu örnek etkili olabilir. Ayrıca Nice ile Lyon arasında Ederson transferinden bu yana yakın ilişkiler var. Lyon, Mounier’i PSG ve Toulouse yerine Nice vermeyi yeğleyecektir ileriyi düşünerek…

Mounier’in Lyon’dan kesin olarak ayrılıp-ayrılmayacağı da bilinmiyor. Ancak şöyle bir şey var ki; Lyon genç yeteneklere eskisi kadar şans verebilen bir takım değil, çünkü mücadelenin kalibresi iyice yükseldi.  Örneğin, Benzema’nın veliahtı olarak görülen Yanis Tafer bu sezon sadece 3 maçta oynayabildi. Oysa Benzema onun yaşındayken, takımın Şampiyonlar ligi maçlarında ilkonbirdeydi. Lyon yönetimi de 21 yaşına gelmiş Mounier’i, oyuncunun da isteği olursa bırakabilir. Ancak ilerleyen yıllarda pişman olmaları pek muhtemel…

Le Guen nereye?

Paul Le Guen’in PSG’deki görevine devam etmeyeceği daha sezon tamamlanmadan resmi ağızlardan açıklanmıştı. Paul Le Guen gibi isimli bir hocanın transfer döneminin, hemen başında boşa çıkmış olmasıyla, teknik direktör arayışı olan birçok takımla adı geçti. Aradan geçen zaman diliminde birçok takım, gelecek yıl öncesi teknik direktörlerini belirlerken Paul Le Guen boştaki antrenör olmaya devam etti. Le Guen’in adı uzun zamandır Lille ile anılsa da, bu transfer de henüz gerçekleşmedi. Lille söylentilerinin ardı arkası kesilmemişken, birkaç gündür başka bir takımla anılıyor Fransız hoca. Paul Le Guen’in  gelecek yıl Rusya’nın son dönemdeki en iyi takımı Zenit St. Pétersbourg ile görüşmelerde bulunduğunu yazıyor Fransız medyası. Ne Lille söylentileri, ne de Zenit söylentileri bir sonuca varmış değil henüz. Le Guen yurtdışındaki başarısız Rangers deneyiminin ardından, ikinci yurtdışı macerasına Zenit’te başlayabilir. Zenit’in ona sunacağı finansal olanaklar da elini güçlendirecektir. Lille tercihi yapması halinde de daha mütevazi finansal olanaklarla, Fransa’da Lille’in her zaman yaptığı gibi başa güreşmesi gerekecek.

Öte yandan Lille’in başında başarılı işler çıkaran Rudi Garcia var. Lille’in bu noktada nasıl bir yol izleyeceği çok önemli. Zira, Paul Le Guen’in teknik direktörlüğe getirilmesi takımda küçük çapta bir revizyon anlamına gelecektir. Zenit’teki ortamın Le Guen’e çekici gelip- gelmeyeceğini merak ediyorum doğrusu? Çünkü, Ruslar ona çok sağlam bir petrodolar transfer bütçesi sunacaktır. Bu durum da, Le Guen’in ikinci yurtdışı denemesini kolaylaştırabilir.