Kıbrıs’a da bekleriz!

apoel

Şampiyonlar Ligi’nde oynanan 3’üncü karşılaşmalar sonrası çok enteresan sonuçlar çıktı karşımıza. Rangers evinde Unirea’dan 4 tane yedi, Liverpool kendi evinde Lyon’a boyun eğdi, Barcelona yolu tutan Rubinliler galibiyetle döndü. Inter Kiev ile yenişemezken bir gün sonra baktık Milan Real’in köküne kibrit suyu dökmüş Milano’nun yolunu tutmuş. Gerçekten pes dedirtecek cinsten bir hafta yaşadık ŞL’nde…

Bizim bu ana başlık içerisinde esas konumuz Porto – Apoel alt başlığı. Maçtan önce yazmayı çok istedim ancak bir türlü işlerden fırsat bulamadığım için yazamadım.

Maç sonu skor tabelasına Porto’nun 2-1’lik üstünlüğü yansıdı. Maçı canlı izleyemediğimden gece özetleri bekledim. Sabri Ugan’ın birkaç cümlesi Apoel’in pek de etkili oynayamadığını özetler gibiydi: “Dragao’da Apoel bir de gol bulmuş!”

Her ne kadar galip gelemeseler de özetleri gördüğümde maçta şans faktörü ortadaydı. İlk yarıda Apoel’in ilk ciddi atağı zaten Pereira’nın kendi kalesine attığı gol ile sonuçlandı. Her ne kadar 22’nci dakikada atılan bu gol Porto taraftarlarında soğuk duş etkisi yaratsa da kaleci Chiotis’in şans melekleri 38’inci dakikaya kadar yanında oldu.

Chiotis’in geri pasa yaptığı vuruşta Apoel oyuncusu orta sahada geriye doğru bir pas verince araya giren Porto’lular bindirme yapan Hulk’un önüne topu yuvarladı. Hulk sadece topu kaleye göndererek skora denge getirdi.

İkinci devrenin henüz başında evlere şenlik bir penaltı yapan Apoel savunması rakibine yine Hulk’un ayağından 2-1’lik üstünlüğü hediye etti. Maç sonuna kadar Porto beceriksizliğinden gol atamayıp bir de Mariano’nun kırmızı kart görmesi ile bu sonuca razı oldu.

Bu maç Apoel’in deneyimsizliği ve basit hataları yüzünden kaybettiği puanlar olarak özetlenebilir. Çünkü bana göre Porto çok da ahım şahım bir oyun oynamadan puanları hanesine yazdırdı.

Grupta oluşan puan durumunda Atletico Madrid’i 4-0 ile deviren Chelsea 9 puanla lider. Ardından 6 puanlı Porto geliyor. Üçüncü sırada 1 puanlı Apoel ve son sırada “şaka gibi” Atletico Madrid.

Ntvspor’da Ersin Düzen bu grupta çıkacak olan takımların (Chelsea ve Porto) hemen hemen belli olduğunu söyledi ancak ben bu görüşe katılmıyorum. Çünkü Apoel gibi kapalı kutu diyebileceğimiz takımların ne yapacağı belli değil.

Apoel’in kalan son üç maçından ikisi kendi evinde. Hem de Porto ve Atletico ile karşılaşacaklar. Son maç Londra’da Chelsea ile. Chelsea’den puan koparamayacaklarını biliyorum ancak diğer iki maçtan 6 puan çıkarırlarsa şaşırmam. Çünkü daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi Kıbrıs’a gelen takımlar sanki kendi özlerinden arınıp farklı bir kimliğe bürünüyorlar. Bunu geçtiğimiz sezon Anorthosis örneği ve bu yıl Chelsea’nin tek gol atarak galip gelmesinden anlayabiliriz.

4’üncü maçta Apoel Porto’yu yenecek nitelikte. Keza Atletico bu oyun düşüncesi ile devam ederse Chelsea’yi yenemeyecektir. Eğer Porto karşısında Apoel galip gelir ve 5’inci maçta Atletico’yu da yenerse bir anda 7 puana ulaşacak. Herşey’i Porto-Chelsea maçı belli edecek. Apoel ilk kez katıldığı Şampiyonlar Ligi’nde gruptan çıkma adına bana göre şansı devam ediyor. En azından D grubunu 3’üncü sırada tamamlayabilecek kapasitedeler.

Kıbrıs’taki atmosferi ve oyuncuların böylesi büyük maçlara daha iyi motive olduklarını da hesaba kattığımda tek söyleyebileceğim “Kıbrıs’a da bekleriz” cümlesi…  Çünkü Kıbrıs deplasmanı küçümsenmemesi gereken bir deplasman …

by justnbg

Reklamlar

2009/2010 1. OLD FIRM

Yeni sezonun başlaması ile birlikte çok yorum yapma ve yazı yazma fırsatım olmadı. Ama bildiğiniz gibi bu başka bir maç. Bir Old Firm derbisi… Rangers-Celtic maçı yarın Türkiye saati ile 14.30’da oynanacak. İlk 6 maçında 3 galibiyet ve 3 beraberlik alan Rangers ile 5 galibiyet 1 beraberlik alan Celtic, 51,000 kapasiteli Ibrox Stadium’da karşı karşıya gelecekler. Son maçlarında puanlar kaybeden Rangers, aradaki farkı kapatmak, Celtic ise biraz daha açmak istiyor. İki takım da namağlup olmasına rağmen, arada 4 puan fark var.

Celtic sempatizanı olduğumu herkes biliyor artık. Maçı bir şekilde izlemek gerek. Şimdilik yorgun olduğumdan fazla yazacak birşey gelmiyor akla… Duygularımı düşünerek bir skor tahmini yapayım. Celtic 2-1 alsın. Bizim golleri Samaras atsın, bir de McManus defanstan çıkıp vursun kafayı… Yarın yine konuşuruz… “Edin go Bragh” derken, Izmir’de maçı izlerken içmek için bir Guiness bulamamanın üzüntüsünü yaşıyorum. Şimdi yine orada olmak, 62 no’lu otobüse atlayıp Parkhead’de inmek, Bar 67’de bira içip, maçı izlemek vardı… Vardı da vardı… Özledim şimdiden.. Ama yine gitme planları yapıyorum.. Ali Ece de gelir mi acaba?

by deNNis