Celtic – Dundee Utd. Maç Günü Yaşananlar

Okurken maç albümünü izlemek için tıklayın: Celtic – Dundee Utd.

Eylül ayının başından beri bu topraklardayım. Bugüne kadar sadece bir, (sayı ile 1) haftasonum boş geçti, onda da Celtic deplasmanda oynadığı için maça gidemedik ve arkadaşlar ile Stirling’i gezdik. Derslerim, sınavlarım, projelerim bitince, artık bir maça gitmenin vakti diye düşündük arkadaş ile ve Celtic’in Dundee United maçına kendimize yer bulduk.

Bilet almak çok kolay, tabii her maça önceden bilet almak gerekiyor. Maçtan 1-2 gün öncesinde yer bulmak imkansız gibi. Bizim bilet aldığımız yer çok güzeldi, tam çaprazdan tüm stadı gören bir yer. Biletleri internet vasıtası ile aldıktan 2 gün sonra adrese postalanıyor, güzel bir zarfın içinde. İçinde biletler üzerinde ismimiz, beklemeye koyuluyoruz o günü. Maç Salı günü oynanacak, ama önceki Pazar ise Old Firm var. Old Firm’de alınan mağlubiyet etkilemiyor bizleri, aynı inançla gidiyoruz sahaya.

Yürüyerek 40 dakika bizim evden saha. Ama biz otobüs ile gidiyoruz. Hava güneşli, hafif rüzgarlı. Şans bize gülmüş olsa gerek, bir önceki gün dolu yağan Glasgow’da bugün güneş açmış. Sahaya yakın bir yerde iniyoruz ve yürümeye başlıyoruz. Türkiye’de bolca bulunan köfte duraklarının, biraz daha profesyonel olanları konuşlanmış girişte. Keşke gelmeden önce yemek yemeseydik diye iç geçiriyoruz tabii… Biraz daha ilerledik sonra karşımıza satıcılar çıkmaya başlıyor. Elbette ki sahanın yanında büyük bir Celtic Shop var ama bu arkadaşların sattığı çok enteresan atkılar, tişörtler ve bayraklar mevcut. ‘Holie Goalie Boruc’, Che Guevera, Katolik bir takım oldukları için Papa II. Jean Paul ve Liverpool-Celtic ortak atkıları bunlardan sadece birkaçı. Sahanın önü çok geniş bir alana sahip. İnsanlar maç öncesi sahanın ana girişinde toplanmışlar. Nedenini anlayamıyoruz. ‘VIP’ girişi yazıyor kapıda. Büyük ihtimalle oyuncuların sahaya girdikleri yer burası. Ama onlar çoktan girmiş olmalılar. Atlı polislerin etrafımızda dolaşmasını da izliyoruz ve yolumuza devam ediyoruz. Stadın tam 103 adet giriş kapısı var. Bu nedenle sıra, kuyruk vb. gibi eski metod yöntemler uygulanmıyor. Her tribünün altında neredeyse 13 kapı bulunuyor. Gireceğiniz kapı bilet üstünde yazıyor, bu nedenle bulmak da çok kolay. Kapımıza doğru ilerlerken karşımıza ‘The Lisbon Lions Stand’ çıkıyor. Bu tribün ismini 1967 Şampiyon Kulüpler Kupasını kazanan takıma itafen almış. Altında bulunan duvarda ise bir sürü küçük tuğla var ve bu tuğlaları belli bir ücret karşılığı alıp, hem takıma katkıda bulunuyor, hem de üzerine istediğiniz şeyi yazdırıp, stad’ta bir iz bırakmış oluyorsunuz.

Çok kolay bir şekilde, hiç bir suretle üstümüz aranmadan stada giriyoruz. Maça yarım saat kalmasına rağmen stad bomboş o vakitler. Yerimize oturuyor ve deli gibi fotoğraf çekmeye başlıyoruz. Şöyle düşünün, Galatasaray tribünlerinde ‘Eski Açık’ denilen bölgede bizim yerimiz. Fakat gayet düzgün, oturma planlı bir yer ve sahay çok yakın. Aradaki tek fark, deplasman takımının Galatasaray tribünlerinde numaralı ile eski açık arasında kalan bölgede oturması. Yani Dundee Utd. taraftarları hemen yanıbaşımızda. Sayılar 200’ü geçmese de, turuncu turuncu oturuyolar yerlerine.

Pazar günleri Glasgow’daki şehir merkezinde (Buchanan Street – Argyle Street) yerini alıp, para kazanmaya çalışan bir grup eleman var. Bunların hepsi ‘Braveheart’ filmi tarzında giyinip, gayda ve davullar ile şarkılar söylüyorlar bütün Pazar. Aynı elemanları maça da çağırmış Celtic kulübü. Celtic formaları ve altlarında kilt’ler ile güzel bir şov yaptılar. Büyük ekranda ise doğum günü ve evlenme teklifi gibi bir sürü ilanlar geçiyordu sürekli. Bir nevi NBA maçı gibi olmuştu CelticPark. Dediğim gibi hava açık ve güneşliydi o gün, ve Celtic taraftarı maça yarım saat kala ortada yokken, takımlar ısınmaya çıkmadan tribünler dolmuştu adeta. Oyuncular ısınmaya çıkarkeni Celtic tribünlerinden öyle bir ses yükseldi ki, arkadaş ile beraber birbirimize baktık ve ‘Tamam oğlum, işte bu ya’ dedik resmen. İlk 11 sayılırken, oyuncuların soyisimleri seyirciye bırakılmadığı için, bu duruma biraz içerlesek de (!), sonunda takımlar sahaya adım atmıştı, ve maç başladı.

Tribünlerden sürekli bir vaziyette devam eden bir tezahürat gelmiyordu aslında. Ara ara 15-20 saniye süren tezahüratlar, takım atak yaptığında uğultu, pozisyon geçtiğinde alkış vs… Biraz da basketbol seyircisi kıvamında ldu açıkcası. Ama o tribün her tepkisinde hakemi dize getirir açıkcası. O kadar kişi birarada öksürse bile, karşı takımın psikolojisi bozulur. Sanırım bunda stadın yapsının da katkısı var. Her tarafı kapalı olduğundan çok güzel bir atmosfer oluşmuş. Daha önce Arsenal’in Emirates Stadına gitmişliğim de var. Ama o stad, CelticPark’tan daha büyük olmasına rağmen, bu kadar gürültü çıkmıyordu maçta.

İlk gol kornerden geldi. Korner kullanmaya gelen Nakamura’yı çok yakından görme şansına erişmemden dolayı bu anı kaçırmak istemedim ve onu fotoğraflar iken, Celtic golü attı. Ayrıca onların gol sevincini de yakalamayı başardım. İkinci yarı bize uzak olan kaleye atak yapıyordu Celtic ve bu kez Samaras ile golü buldular. Üstüne üstlük, kaleci Boruc’u çekmeye çalışırken, Dundee’nin attığı tek golü de arşivime almış oldum. Hem de top daha tam çizgiyi geçmeden.

Neyse, maç bitti, biz maç bitiminden 3 dakika sonra dışardaydık. Polis bize geldiğimiz yönden dönmemize izin vermedi, mecburen biraz daha uzun yürüdük tüm Celtic taraftarları ile beraber konvoy halinde. Saatın 10’u göstermesine rağmen havanın hala kararmaması bizim için avantajdı, zira hiç olmazsa kolay kolay kaybolmazdık. Otobüslere atlayıp eve geri döndük.

Maç sonu akıllarımızda çok güzel bir atmosfer kaldı. ‘Neden daha önce gelmedik ki’ sorusuna cevap araken, cevaba ithafen okuduğumuz bölüme lanet ettik. Bize bir haftasonunu çok gördükleri için. 31 Mayıs’taki ‘Tommy Burns’ maçına gitmeyi planlıyorum şimdi. Celtic takımı, Efsanelere karşı. Efsanelerde Pierre Van Hooijdonk da var. Gidecek adam arıyorum yalnız. Ama hiç bulamazsam da yanlız giderim, ne de olsa yol yordam alıştık artık.

by deNNis

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s